5 Ağustos 2007 Pazar

IRKLARIN ANALİZİ

Kafatası morfolojisi (yani biçim bilimi. Canlının dış görünüşüyle ve yapısıyla ilgilidir.)

a- Irk sınıflaması 1) Dolikosefal (uzun ve dar kafa) olup endis değeri 75.9

2) Mezosefal (orta kafa) endis değeri 76-80.9 aralığında 3) Brakisefal (kısa ve geniş) endis değeri 81.0 ile açıklanmaktadır.

Irk tayininde en iyi sonuçlar kafatasından alınabilir, arkasından kalça kemikleri olduğu belirtilmiştir.

En eski insan buluntuları mezolotik yani toplayıcı devre kadar insanlar dolikosefal kafatasına sahiptir.Bu çağda insanlar kayaların üzerine kırmızı aşı boyası ile çizili dağ keçisi resimleri yapmışlar. Aynı zamanda mağarada yaşıyorlar yiyecek bulabilmek için çevrede taşla hayvan avlıyorlar. Sonra Avrupa’da brakisefal tiplere rastlanmaktadır.

Paleolitik çağda(bu dönemin insanı avcı ve besin toplayıcısı olup göçebe hayat yaşamaktadır.)

Ön asya insanlarının kafa yapısı once dolikosefal veya az oranda mezosefaldir.

Avrupa’ya göç eden neolitik çağ göçmenleri dolikosefaldir. Avrupa’nın merkezi ve İspanya bölgesine gelen hakim sınıf, yuvarlak kafa formlu yani şekilli insanlar, Anadolu’dan yani Ön Asya’dan göç ederek Avrupa ve İspanya ‘ya gelmişler.

Brakisefal tippler once Orta Asya’da görüldü. Bu brakisefaller Anadolu ve Balkanlar üzerinden tüm Avrupa’ya yayıldığı düşünülmektedir.Anadolu farklı iki tip tarafından temsil edilmektedir.

a-Kuzey ve kuzey-doğu Afrika tipleri ile melezleşmiş olan Eurafricaihe tip.

b-Diğeri ince yapılı bildiğimiz Akdeniz tipi brakisefaller. Anadoluya sonradan gelmişler. Ayrıca üstün bir unsur teşkil etmektedirler.

“.Anadolu’da protohistorik devirlerde dolikosefaller ve brakisefallerin yanı sıra mezosefallerin bulunması bize o devirde ırk karışımı olduğunu gösterir. Anadolunun ilk halkı dolikosefallerdir.Bunlar prehistoric devir, Mezopotamya’sında olduğu gibi Anadolu tam farklı iki tip tarafından temsil edilmektedir.

Akdeniz Irkı:

Genellikle esmer yada koyu esmer derili, scalar siyah ve dalgalı, gözler koyu renkli, burunlar ince ve gine burunlarının sırtları düz yada kemerli, yüz uzun ve kafa ise dolikosefal yada mezosefaldir. Ataları ön Akdenizlilerdir. Bundan 11bin yıl once İsrail’de Natufiyen epipaleolitik( ön eski taş dönemi demek) devri yani taşı taşı yontup şekillendirebiliyor.

Narin yapılı Akdeniz ırkının temel kafatası özellikleri; yüksek kafatası ve gövde kalınlığı daha küçük, kol ve bacak kemikleri ise daha incedir.

Dinarik Irk:

İri yapılı ve uzun boylu, kafa ardındaki yassılık nedeniyle çok brakisefal. Uzun ve geniş yüz, burun yapısı iri sırtlı ve çıkıntılı, saç koyu, göz renklidir.Doğudaki Ermeniler dinarik ırkın dağ koludur. Urartu iskeletlerinede dikkat bu ırk dinariktir.

Anadolu Irkı:

Alplilerle karıştırılır. Ancak dinarik ırka daha çok benzemektedir. Merkezi Anadoludur. Bacaklar kısa, beden şişmanlamaya müsait. Brakisefal kafa ama yüz uzun, alın düz ve yüksektir.

Nordik Irk:

Uzun boylu, genellikle dolikosefaldırlar, uzun yüz, dar ve çıkıntılı burun, deri ,saç ve göz rengi açık.

Ön Mısırlılar: Orta boylu ve dolikosefaldirler.

Ortadoğuda Araplar ve Yahudiler Akdeniz ırkı içinde dikkate alınırlar. Bu toplumlar semitik yada oryantal olarak tanımlanırlar.Bunlar daha ziyade Filistinliler, Ortadoğulular. İnce yapılı daha çok dolikosefal, daha ziyade Filistinliler, Ortadoğulular bU ırk ince yapılı daha çok dolikosefal, çok az kıl örtüsü ile açık renk göz ve deriye sahip topluluklar. Bedeviler ince yapılı, uzun bacaklı ve dar gögüs kafesli, dolikosefal ve dar yüzlü olan bedevilerin saçları koyu siyah ve dalgalıdır.

Mısırlılar-Rod (koyu kırmızı renkli üstün bir topluluk)

Asyalılar(sarı renkli, burun sırtı kemerli ve gür sakallı.)

Zeci(siyah ve yapağı saçlı)

Beyazlar(sarı sakallı,açık renk gözlü, uzun boylu ve hayvan postuna bürünmüş barbar.

Hipokrat:

Mö.5.yy ile 4.yy arası insane versiyonuna çevrenin etkisi, vücut yapısı ve sıcaklık farkı. İnsanlarda iklim ve yaşam şartlarına uygun farklılık gösterir.

TÜRKİ kavimler Çin ve Moğolistanda. SAMİ kavimler Arabistanda. Siyah ırklar Afrikada. Kızılderililer Amerikada oturuyorlardı.

HİTİTLERİN Yeniden Keşfi ne zaman ve nasıl oldu:

Hititler Tevratta çoğu defa arazi sahibi ve kadınlarla ilgili olarak geçmekte. Bir metinde ALLAH, Hz.İbrahim’i Nil ile Fırat nehirleri arasındaki toprakları vermeyi vaat etmektedir. Bu bölgedeki kavimler arasında (hitit),Kenaniler vs. sayılmakta..

Hz.İbrahim(as) bir hititli arazi sahibinden ölmüş olan karısı Sara hanım için mezar yeri satın almak istemektedir. Hz.İbrahim (as) vefat ettiği zaman cenazesini oğulları İsmail ve İshak Hititli(etili) Efron’un arazisi içinde Mahpela mağarasına defnetmişlerdir. Sonradan buraya İbrarim(as)ın karısı Sara, oğlu İshak, ve İshakın karısı Rabeka da bu mağaraya defnedilmişlerdir.Ayrıca Hz.Yakup (as) da aynı mağaraya atalarının yanına defnedilmeyi talep etmektedir.Yalnız buradaki hititliyle Anadoludaki hititlinin ilgisi yoktur.

ROMA – RUM kelimeleri

General Cemal Mersinli

Kume- kome-Rume-Rome kelimeleri Anadolu köylerinin, Anadoluya mahsus kuruluş tarzlarını gösteren kelimelerdir.Bu köyler bir sokak(ruma) veya bir cadde (rume) üzerinde bir sırada dizilmiş evlerle kurulurlar.Köy büyüdükçe sokak çoğalır. Bir köy halkı veya komşu kadınlar birbirlerine kometis derler. Bugün Anadoluda kom adlı köyler bulunduğu gibi bir kocanın iki karısı birbirine koma)kuma) derler. Dersim’de bir çok köyün evleri ayrı ayrı dağlar üzerinde ve dağınık bir haldedirler. Dersim halkı bu dağınık evlere kom derler. Bu evlerde bir oymağa mensup aileler oturduğu gibi ve oymağın adıylada anılırlar.

Örneğin koç uşağı komu gibi.

Türkçede komşu kelimesi de komu eşinin kısaltılmış şeklidir. Bugünkü rumcada komi kasaba demektir.

Kelime başındaki K harfi bazan kalın sesli H harfi ile değiştirilir.- Kaan: Hakan ,

Kadın: HatınKoma: Homa gibi

Anadolu’da homa adında bir kaç köy vardır. İsparta ilinin Karaağaç ilçesinin yerli adı Homa’dır. İngilizcede home kelimesi hem ev hem memleket, yurt demektir.

Almancadaki heim kelimesi ev demek.

Rume, rome kelimeleri, su kenarında ve su geçitlerinde kurulan köylere verilen adlardır.

Avrupadaki Roma kelimesi Anadoluda Rum olmuştur.

ELÇİLER COĞRAFYASINDA KENT VE KAVİMLERİN TANIMI

1- Abu Dhabi(Abu zabı), Dubayy(Dubai): Birleşik Arap Emirliklerindedir. Gulf( körfez)inde deniz e nazırdır. Birde Arap denizine açılmaktadır.

2-Aden: Güney Yemende, Aden körfezi ile Arap denizine kıyısı bulunmaktadır. Süveyş kanalına açılınca önemi artmış.Roma döneminde ticaret limanıymış.

2- Erbil(Arbail):Irak topraklarında.

3- Ashur: Irak’tadır.

4- Babil(Babylon) Irak’tadır. Fırat’ın kıyısında ilk çağ medeniyeti merkezidir. Halkı Nabt ulusu olup Süryanice konuşurlardı.Babil başkentlerindendir.

5- Bahreyn: Basra körfezinin batısında, Katar yarımadasının kuzey-batısında yeralır.

6- Basra: Irak topraklarının güneyindedir.

7- Beyrut: Lübnandadır. Ve başkenttir.

8- Bağdat: Iakta ve başkent.

9- Cudi dağı: Türkiyededir. Mardin Cizre ilçesinin kuzey doğusundadır.

10- El Kerak(Kerek): Batı Ürdünde Lut gölünün güney güney ucunda bir kasabadır.

11- Filistin(Palestine) Batı Asya’da,Akdenize kıyısı vardır.Kuzeyi Lübnan,Kuzey-doğusu Suriye, doğusu Ürdün,Güney batısı Mısır ve batısı Akdenizle sınırlıdır.Merkezi Kudüs. Jerusalem ms 1948 yılında Britanyanın mandacılığı bitince büyük bir kısmında İsrail devleti kurulmuş.Bir kısmıda Ürdün’e verilmiş.Şimdi İsrail’in içinde kalmış.Çevresinde Natamya,Hayfa,Akka,Sur ve Akdeniz kıyısı bulunmaktadır.

12- Gazze(Gaza): Filistin’in güneyindedir.Sina yarımadasının kuzey batısında İsrail sınırına yakın Arap-İsrail andlaşmasıgereği Mısır’a ait. Akdeniz’e kıyısı olup İsrail’in Filistin bölgesinde ve kral yolu üzerindedir.

13- Fenike: Doğu Akdeniz’de, Suriye ve Lübnan’a dar bir kıyı şeridi üzerinde kurulmuş. Mö.1600 dan itibaren bunlar arasında Sayda ve Sur kentleri önemlidir.Ataları balıkçıdır.Mezopotamya ve Mısır’a yakındır.Fenke adını Yunanlılar kullanmışlardır.

14- Habran(El Halil): Kudüs’ün eski ilçelerindendir.

15- Hadramut(Hadramevt):Arap yarımadasının güneyinde Aden’in doğusunda ve himayesindedir.Büyük kısmı çöl olup dağlar arasında kıyıya pareleldir.Saba krallığı fetetmiş.Bugün Yemen’de bir kenttir.

16- Harran: Türkiye topraklarında olup Urfa’nın ilçesidir.

17- Hayber: Hindistan’la Afganistan arasında dar ve uzungeçit ticari ve askeri alandır.

18- Hartum:Sudan topraklarında ve kuzey doğu Afrika’dadır. Mavi-Ba-eyaz Nil neirlerinin birleştiği yerdedir.

19- Hit (Tar:is) Kuzey merkezi Irak’tadır. Fırat’ın kuzey kıyısında bir beldedir.Nüfusu 5500.

20- İskenderiye(Alexsandra) Mısır’dadır. Akdenize kıyısı vardır.

21- Kirkuk:Irak’tadır.

22- Halep:Suriye’dedir.

23- Kenan Ülkesi: Kuzeyi Arabistan çölü ve Kudüsü içine alan bölgedir.

24- Kuvayt:Birleşik Arapemirliklerindedir.The Gulf(körfez)e kıyısı olup Arap denizine açılmaktadır.

25- Kerbela: Irakta Bağdattadır.

26- Kudüs:(latincesi:Jerusalem),Arapçası:Kuds eş Şerif): İsrail ile Ürdün sınırı üzerinde şehrin büyük kısmı İsrail’de ve de İsrail’in siyaset merkezidir.Eski Kudüs’te o daracık taş yollarda Hz.İsa(as) yürümüş.Hz. Muhammed(as) göge çıkarken yani miraça çıkarken ayak bastığı taş buradadır.

27-İslamın ilk kıblesi Mescidi Aksay’la Yahudilerin en kutsal yeri “Ağlama duvarı” buradadır.Kısaca aynı mekanlar.Çan sesine, ezan sesi karışıyor.Cami-kilise ve sinagog iç içe. Eski Kudüs büyülü mekandır.

27- Lut Gölü(ölü deniz): Ürdün ile İsrail arasındadır.Gölün yüzeyinin suyu seviyesi deniz seviyesinden 392 metreaşağıda ve çok tuzludur.

28- Mekke: Arabistan’dadır. Ve Kızıl denize yakındır.

29- Mari:Suriye’dedir. Mö.3500-1600 yılları arasında Mezopotamya

30- Moab: Ürdün’ün güney batısında ki alan, Lut gölünün doğusunda eski çağlara ait krallıktır.

31- Mardin: Türkiye’dedir.

32- . Nil: Afrika’nın en büyük ve dünyanın 2.uzun nehridir.Güneyden kuzeye doğru akarak Mısır’da Akdenize dökülür.

33- Musul:Irak’tadır.

34- Niniva(Ninova): Kuzey Irak’ta Asurluların merkezi,Dicle kıyısında harabeleri bulunmaktadır.Musul’a yakın ilk çağın canlı şehirlerindendir.Hz.İbrahim zamanında kurulmuş.

35- Nemrut: Irak’tadır.

36- Port-Said(Bursaid) İsrail toprakları içindedir.

37- Sina İsrail işgalinde ve Golf körfezine kıyısı bulunmaktadır.

38- Samarra: Kuzey Irak ‘tadır. Bağdat’ın 104 km kuzey batısında ve Dicle kıyısında bir kasabadır.Nüfusu 8000 olup kral yolu üzerindedir.

39- Sana : Kuzey Yemendedir.

40- Sayda(Sidon): Güney batı Lübnan’da Beyrut’a yakın Akdeniz’e kıyısı var. Sur kentinin kuzeyindedir. İsrail’in kontrolündedir.Ve de liman kentidir.

41- Samaria: Batı Ürdün’de bölgedir. Başkenti Nablus.

42- Sina Yarımadası: Kuzey doğu Mısır’da Süveyş ve Akabe körfezleri arasındadır.Üçgen şeklinde ki yarımada, genelde çöl,iç kısımları yayla, çölde göçebe hayatı ve bir kaç küçük kasaba var. Ör:Tor(Grekçede dağ)

43- Sur: İsrail’de ve Akdenize kıyısı bulunmaktadır.

44- Susa-Elam: İran ‘da ve kral yolu üzerindedir.

45- Taberiye gölü(arapça:Bahr Tabarıya): Kuzey İsrail’de genişliği,13km, uzunluğu,23km.dir.

46- Tabuk: Suudi Arabistanda

47- Taif: Arabistanda,Mekke’ye sınırı olup Akdenize yakın kenttir.

48- Tellaviv: İsrail’dedir.Ve Akdenize kıyısı vardır.

49- Tell el-Ubaid: Suriye’de ve çöldür.Şimdi arkeolojik sit alanı olarak tescillidir.

50- Terim;Şebam: Güney Yemen’de ortadoğuda Arap ve Kızıldeniz’e kıyısı vardır.

51- Ugarit(Ras Shamra): Lübnan’dadır.Arkeolojik sit olup tescillidir.

52- Yafa(Jaffa): Güney İsrail’dedir.Tellaviv’in güneyinde ve Akdeniz’e kıyısı vardır.

53- Ur: Güney Irak’ta Mezopotamya’nın eski merkezidir.Sümer zamanında tarihi şehir.(Güney Babil)

54- Nablus:Kuzey Suriye’de yani Şam,güneyi Jerusalem,batısı Akdeniz.

55- Yahudiye:Mö.31 ile ms.565 yıllar arasında Romaya bağlı.eyalettir. Ve Filistin topraklarındadır.

Halkların Kısa Tanımları:

1- Ad Kavmi: Yemen bölgesinde bulunan ve Arapların aslı sayılan bir kavimdir.Hud(as) peygamberleridir.Yaşadıkları bölge,Hadramud ‘la-Umman arasında bir çöldür.

2- Saba(Seba) Halkı:Mö.1100 de Arap yarımadasında ve Yemen’in Merib şehri halkı 1000 yıl kadar yaşamış.Bölge olarak Kuzey Yemen ile Güney Yemen olup mö.11.yy da zirveye çıkıyor. Mö.2400 yıllara ait Ur şehrindeki kalıntılara göre bu kavmin adı “Sabim” diye geçmektedir.Seba krallığı ile Asur krallığı çağdaştırlar ve mö.3.yy da Merib(Marib)başkentti. Saba Melikesi, Hz.Süleyman’ın peygamberliğini kabul etti. Mö.965-926 yılları arasında bu bilgileri içeren çok kitabe bulundu.Yemen’in Merib kentinde yaşıyan halkın evlerinin salonları cam döşemeydi.Sebe,Arabistan,Mısır,Suriye,Yunanistan ve Roma’ya kadar ticari bağlantıları vardı. Ms.1.yy Roma ve Yunanlıların egemenliğine girdiler.Ms.628 yılında dağıldılar.

3- Medyen Halkı ve Eyke Halkı: Hicaz’ın kuzey batısında ve Filistin’in güneyinde,Kızıldeniz ile Akabe körfezine kadar uzanan bölgedir.Medyen adı, hz. İbrahim’in 3.karısı Katura’dan doğdu.Hz.İbrahim’den sonra aradan geçen 600-700 sene sonra Medyen halkı bozuldu.Peygamberleri Hz.Şuayb(as)dır.

4- İsrailoğulları Halkı: Hz.Süleyman peygamber olarak mö.1020 yılında hükümdar lığa Takit’u idareci olarak başa getirdi.Sonra Takit mö.1020 ile 1004 yıllarında hükümdarlık yaptı. Hz.Davud mö.1004ile 985 yıl. Arasında hükümdarlık yaptı. Hz. Süleyman ise mö.965-926 yıl. Arasında hükümdarlık yaptı. Bu adı geçen hükümdarlar İsrailoğullarına, Hz.Musa’dan sonraki hükümdarlığı sırayla devam ettirdiler. İsrailoğulları saltanatını mö.900 yılından itibaren işgallerle yıkan Asurlulardır.Mö.721 yılında Asur hükümdarı Rava Sargon, Sameriyye’yi fethetti. İsrail devletini ortadan kaldırdı. Mö.598 yılında Babil imparatoru Büht’ün Nası Kudüsü topraklarına kattı. Babil imparatoru mö.539 yılında İran imparatoru Hüsrev(Kanus) Babili fethetti.Sonra mö.522 yılında imparator I.Dara(Dairus) ,Yahudiye kralının torunu olan Zıro Babil’i, İsrailoğullarınavali tayin etti.

5- Semud ulusu: Arab yarımadasının batısında, Hicaz yakınlarında,Hicr yöresinde oturmaktalar.

6- Lud Kavmi: Ürdün ile İsrail arasındaki bölgede yaşamışlar.Lut(as) İbranilerin peygamberidir.Mö.19.yy da yaşamış. Birde İncil’e göre Lut(as) Haran’ın oğludur. Hz.İbrahimle Mısır’a gitmiş. Dönüşünde Ürdün bölgesindeki Sodom’a yerleşmiş. Lut (as),İbrahim peygamberin yegenidir. Irak,Suriye,Filistin ve Mısırda elçilik yapmıştır. Lut gölü çevresinde bir çok antik kent kalıntısı bulunmaktadır.Lut bölgesi mö.2300 ile 1900 yılları arasında gelişmiş olduğu bilinmektedir.Sodom,Gomora ve Adma kentleri mö.2000 lerde depremle yıkılmış.

7- Yahudi Ulusu: Hz.İshak’ın çocukları arasında, Hz.Yakup(lakabı ise İsraildir) Hz.Yusuf,Hz.Musa,Hz.Davut, Hz.Süleyman,Hz.İsa dır. Ayrıca Hz. Musa(as) İsrailoğullarını Sina yarımadasının Mareh ve Eylem bölgesinden Filistin’e geri getirdi. Sara Rafidem geçerek Sina dağına geldi. 40 yıl sonra tekrar Filistin’e yerleşti.Hz.Musa Abarum dağında vefat etti. Hz.Süleyman’dan sonra İsrailoğulları ikiye bölündüler. A) İsrail devleti(kuzey Filistin ile Ürdün topraklarında kurulmuş olup başkenti Samariyye idi. B)Güney Filistin ile Adumiyye topraklarında kurulan Yahudiyye devletidir.Başkentleri Kudüs’tür. İsrail devletini, Asur imparatoru Sargon yıktı.

Elçilerin Tanımı:

Hz.Adem(as):Yaradılışı baş ve yüzü Kabe toprağından, gögüs ve sırtı Beytül makdisten ,baldırları Yemen toprağından,bacakları Mısır toprağından,ayakları Hicaz toprağından sağ eli doğu, sol elide batı toprağından yaratıldı.Tevrat’a göre 930 yıl yaşadı. Cuma günü yaratıldı ve Cuma günü öldü.Cennetten atıldıktan 5500 sene sonra iyi insanların tekrar cennete döneceğini Allah müjdelemektedir. Hz.Adem’in islam kaynaklarına göre Arapça bildiği, Yahudi kaynaklarına göre Aramice bidiği söylenmektedir.Başka rivayetlere göre yeryüzünde süryanice konuşuyordu. Mezarı Mekke kentinin Ebu Kubeys mağarasında veya Hindistan’ın Nevz dağındadır. Şit (as)da Adem(as)ın oğludur.

1-İdris(as): Adem(as)dan sonra yedinci göbektendir. 243yıl elçilik yapmıştır. 365 yıl yaşamıştır.Adı süryanicedir diyenlerle birlikte Arapça diyenlerde vardır.Peygamber olduğunda Hz.Adem 622 yaşında idi.Terzilik yaptı. Demiri keşfetti yani demiri eritip ziraat aletlerinden sabanı yaptı.Deri ve kumaştan elbise dikti.İbadet için evler yaptı.Mısır ve Babil’ gitmiş o bölgeleri tanıyor.

2-İbrahim AS: Keldanilerin Ur şehrinde(Ur adı Akadça) mö.2100 yılında doğmuş. Bölge Fırat’ın batı yakasında Bağdat’ın 300 km. güney doğusunda Tel el-Mukayyer denilen yerdedir.Ur şehrinin nüfusu 250 bin ile 500 bin arasındadır.İbrahim Peygamber arkeolojik tesbitlere göre mö.2300 ile 1900 yılları arasında yaşamış.Harran adının,Babil kralı Hammurabi ile aynı kişi olduğu kanaati yaygındır. Hz.İbrahim Harranın Ur şehrinde ilk vahyi almış.Hz.Nuh’tan sonraki elçidir.İbrahim torunu Hz.Lut’u yanına alıp Kenan iline gitmiş. Arkasından mö.1800 de Ur şehrinden ayrılarak Mısır’a gitmiş, tekrar Filistin’e dönmüş. Mezarı Hebron’dadır. Lut’un 200 veya 175 sene yaşadığı söylenmektedir. Antropolojik olarak orta boylu, ela gözlü, güzel yüzlü, açık alınlıdır. Hz.Muhammed’e çok benzemektedir. Süryanice konuşurdu.Ve 120 yaşındayken kendi kendini sünnet etmiş.Nemrut,İbrahim’i ateşe attırdı.Babil’i mö.2300 yılında kurmuş.Hz.İbrahim, Nuh tufanından 1263 sene sonra dünyaya gelmiş.(kay:Neşet Çağatay,İlahiyat Fak.Der.)

3-Hz.Musa, Yakup (as)ın soyundandır. Mö.14.yy doğmuş. Mısır Fıravunu (kral II.Ramses) döneminde mö.1304 de Musa’nın bebekliği Fıravunun evinde geçdi ve orada büyüdü. Musa mö.1230 da Yahudileri yanına alarak Mısır’dan Filistin’e döndü.Tevrat metinlerinde yahudilerin 2 milyon kişi olduğu geçer.Ama bazı eleştirmenlere göre 15 bin kişiydiler.On emirde ise Musa’nın, Sina dağına çıktığı ve Filistin’e geri dön emri verildiği geçmektedir.Musa Mısırlı Kuşi sülalesinden bir kadınla evlendi.Bu evliliğe İsrailoğulları karşı çıktı. Hz.Musa’nın mezarı Yehuda çölünün kızıl bir kum tepesindedir. Burası kervanların uğrak yeridir.Fizyonomisi: esmer yüzlü,uzun boyludur. Mezarı Allah tarafından Beytpoor’un karşısına gömülür.Mezarını bilen yokBaşka bir görüş semaya çekildi deniyor.İbraniceyi keşfetti.

4-Hz.Süleyman(as): İsrail kralı olarak bilinen Süleyman( as) mö.970 yılında doğdu.Başka rivayete görede mö.931 yılında doğdu.Mö.965 ile 926 yılları arasındada Sebe halkını yönetti.Döneminde Seba ülkesi kralı Belkıs müslüman oldu. Kudüs’teki Mescidi Aksayı inşa ettirdi.Mısır ve Mersin’e atlar satmış.Aynı zamanda Suriye ve Mısır’a savaş arabası satıyordu. Kırk yıl hükümdarlık yaptı. Vefat edince devlet ikiye bölündü.a-Kudüs b-Sameriye(Beni İsrail).Bilge ve adaletli kraldır.

5-Zekeriya (as): Mö.1.yy da Filistinde yaşadı.Halepte makamı bulunmaktadır.Oğlu Hz.Yahya’dır. Aynı zamanda çölde yaşamıştır.

6-Hz.Yunus(as): İbranilerin peygamberi ve Zablon kabilesinden Amathi’nin oğludur.Ninova halkına elçi olarak gönderilmiştir.Mö.860 ile 784 yılları arasında Asurlulara gönderildiğinden dolayı Asurlulara Hz. Yunus’un ümmeti denir. Peygamberlik döneminde Ninova’dan Yafa şehrine oradanda Tarsus’a gelmiş. Daha sonradan Diyarbakır’a gelmiş.Bir müddet sonra Tunus’a gitmiş.Akabinde oradan tekrar Asur’luları islah için Irak’a gelmiş.

7-Davud (as) İsrailoğullarına gönderilen elçilerden biri olup mö.11-12.yy yaşamış olup kitabı Zebur’dur.Soy kütüğü: Yahuda Sıbtı’nın ileri gelenlerinden ve Beytülahmm’de ikamet eden Yesse’nin oğludur. Şeceresi: Hz. İbrahim’e kadar gider. Otuz yaşında kral olmuş ve 30 yıl Kudüs’te hükümdarlık yapmış. 71yaşında vefat etmiş.Kudüs şehrine gömülmüş.Krallığı döneminde tebdili kıyafetle halkın arasına girerek teftiş yaparmış. Demirden zırh yapmış.Oğlu Fıravunun kızıyla evlendi.Aynı zamanda Anadolu’da Hititlerle çağdaştır.Fizyonomisi: kırmızı yüzlü, kızıl saçlı, mavi gözlü,kısa boylu,az saçlı bedeni kızıla yakındır.Gür ve güzel seslidir.

8-Yakup(as): İbranilerin elçisidir.İshak peygamberin oğlu olup Kenan ilinde yaşadı. 12 oğlu vardı. Yusuf’u görmek için Mısır’a gitti.Soyundan gelenlere Beniİsrail kavmi denir.Özellikle 12 Yahudi boyunun atasıdır.

9-Yusuf (as): Atası İbrahim(as) olup İbranilerin elçisidir.Yakup(as)ın oğludur.Ticaret kervanlarının tesadüf etmesiyle, mö.1500lerde Mısır’a götürülmüş.Baba Yakup oğlu Yusuf(as)la Mısır’da bir araya gelip 17yıl birlikte yaşadılar.Baba Yakup öldüğünde 56 yaşındaydı Ömrünün sonuna kadar Mısır’da yaşadı.

10-Yahya(as): Yahuda’da doğdu. Ms.1.yy başlarında vefat etmiştir.İsrailoğullarını Tevrat’ın hükümlerine uymaya çağıran son elçi olup vaftizci ismiyle anılır.Peygamberliğe(elçi) Ürdün vadisi Nablus yakınlarında başlamıştır.Hz.İsa’yı vaftiz(sıvazlamak) etmiştir.Roma imparatoru Tiberus’la çağdaştır. Aynı dönemde İsrailli Antipas hapse attırmış. Yahya(as)da hapiste ölmüştür.

11-Nuh(as): Hz. Adem’den sonra insanlığın 2.atası olarak kabul edilir. Sümerlerin Gılgamış(Bilgamiş) destanındada tufan olayı anlatılmaktadır.Asur’luları mö.640 ile 609 yılları arasında ikaz etti.Tufan anlatılırken Nuh’un gemisi Musul yakınında, kuzeyinde İbn-i Ömer adası ve çevresi olarakta Türkiye coğrafyasında Ağrı dağı olduğu söylenir.Musul’un temelini Hz.Nuh atmış.Tufan öncesi Adem(as)ın çocukları Irak çevresinde yaşıyorlardı.Tufan olayı bütün dünyada olduğuna ait hikayeler anlatılır. Başka bir rivayette ilk insanlık Fırat ve Dicle bölgesinde olduğu söylenir.Mezarı Mardin ili,Cizre ilçesi Nuh camisinin özel mahzenindedir.

12-Hud(as):Yemen diyarındadır ve Ad kavminin elçisidir.

13-İsa(as): Mö.29 ile ms. 14.yılda Beytlehem’de bir mağarada doğmuş. Nasıra kentinde ikamet etmekteydi. Ms.28 de Kudüs’te paskalya bayramına katılmış. Kral tarafından öldürüleceği haberi üzerine 12 yaşında Mısır’a götürülmüş.Ms.30yılında Kudüs’te hırıstiyanlığın kurucusudur.İsrailoğullarına elçi olarak gönderilmiştir. Mö.4.yılda Nasır’a kentine getirilmiştir.30 yaşında vaftiz edilmiştir. Romalı Yahuda valisi Pilatus, İsa(as)ı tutup dövdürmüştür.

Soyu: İsa’nın anası Hz. Meyrem;Adem,Nuh ve İbrahim’in neslindendir.Elçiliği dönemin kralı Tiberus’un15.yılına rastlar. Ms.28-29 yılları arasında nisan ayının 6 günü ms.30 tarihinde çarmığa gerdiler.Hz.Meryem’de Zekeriya(as)ın hanımı Elizabeth’in kız kardeşinin çocuğudur.

14-Hz.Muhammed(sav):Babası Abdullah’dır. Soylu aileye mensuptur.Kabeyi gözetiyordu.Bir süre çobanlık yaptı.Fiziki olarak güçlü, kuvvetli, dinç,siyah saçlı ve sakallı, şahin burunlu, ciddi ve ağır başlı,tavırıyla saygı duyulan bir insandı. O na “adil sanını vermişlerdi. Yahudilerle sohbet ederdi. Ms.571 yılında Arabistan’ın Mekke şehrinde dünyaya geldi.Peygamber olduktan sonra ms.622de Medine’ye göçtü.Hz.Peygamberin kurduğu dinin adı islam oldu.Sonunda Mekke’yi fethetti.Kabeyi putlardan temizletti. Artık güçlü devlet başkanıda olmuştu. Ms.632 yılında vefat etti. Hedefleri doğrultusunda sağlığında Taife sefer yaptı.Tebüke sefer yaptı.Hudeybiye’ye sefer yaptı ve Hayberi ziyaret etti. Arkasından Filistin ve İran fethedildi. Seferler devam ediyor. Mısır,İskenderiye fethedildi.Sonuçta ms.670 yılında Arap orduları İstanbul’u kuşattılar. İstanbul Doğu Roma imparatorluğunun başkentiydi.Hatta İspanya’ya girdiler.İslam, Orta Asya’da Türklerin oturduğu bölgede ilerlemeye başladılar. Buluşlar arapça yazıldı. Orta Asya’da Çinlilerle savaşarak Çinli bilginlerinide almışlar.Kağıt böylece müslümanlara geçti.

Kaynaklar:1- The Time Atlas of The World.

2-The Times Atlas of World Hıstory

3-Cığrafya Sözlüğ,Sami Öngör,İstanbul,1961meb.

4-Milliyet Gazetesi “Filistin’de İsrailli ölü çocukların Hayaletleri makalesi,Hasan Cemal,31.3.2002

5-Peygamber Kıssaları,Cemal Akdoğan, sabah yay.1986

6- Mesnevi I-6 cilt, Veled İzbudak

7- Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz.Muhammed(sav)in Hayatı, Seyyid Ebul Ala Mevdudi.Pınar yay.1992

8-İslam Tarihi, Ahmed Cevdet Paşa

9-Mesnevi,4.cilt, Veled İzbudak

10-Peygamberler Tarihi,Zaman Gazetesi yay.1998

11-İslam Ansik. Türkiye Diy. Vak.ilgili mad.

12-Meydan Larousse,Büyük Lugat Ansik.c.1-12

13-Ana Britanica Ansik.c.16

14-İslam ve Hiristıyan Kaynaklarına Göre Hz.İsa,M.Eminoğlu.Konya

15-Times,Dünya Tarihi Atlası s.89

16-Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı,Hüseyin Atay

17-Genç Okurlar için Kısa Dünya Tarihi, Ernst H.Gombrich(çev.A.Mumcu)

18-İslam Nasıl Yozlaştırıldı.Y.Nuri Öztürk,İstanb.2000.

19-Mezopotamya Mitolji Sözlüğü,Jeremy Black,Antony Green

20-İlahiyat Fak.Dergi.Dr.Neşet Çağatay.

21-İSlam ansiklopedisi TDVAKFI YAY.

DOLİKOSEFALLER! ASYA ASYALILARINDIR.

(Kurgu yaptım ciddiye almayın! Ama okuyun)

Mesolitik çağda yani insanın toplayıcılıkla hayatını idame ettirdiği dönem insanoğlu mağarada yaşıyor. Kaya üstüne resim yapıyor.Bu dönemin insanı Anadoluda yaşamaktadır. Mesolitik çağdan sonra insana Avrupada brakisefallere rastlanmaktadır. Paleolitik dönemdeki insan göçebe hayatı ve toplayıcılıkla hayatını kazanmaktadır.Anadoluda dolikosefaller var. Az oranda da mesosefaller bulunmaktadır. Avrupa’ya göç eden neolitik göçmenler dolikosefallerdir.Ayrıca Avrupa’nın merkezine ve İspanya’ya göç eden brakisefaller Anadolu’dan gelmişler. Brakisefaller önce Orta Asya’da görüldüler,sonra Anadolu ve Balkanlar üzerinden tüm Avrupa’ya yayıldılar.

Sonuç: ilk olarak akla gelen insanlığın çıkış merkezi Anadolu,Ortadoğu,Suriye ve Hindistan yani tamamıyla Asya’dır. İkinci plan dolikosefaller Asya’ya dönmek istiyor. Ortadoğunun zenginlikleri ön planda, öncülüğünü Hititlerin yaptığı dolikosefalleri ,Anadolu’dan Asya dışına sürme süreci yaşanmaya başladı.Hitit ve Hatti ifadeleri Tevrat’ta ki Etileri temsil eden “Het” adından kaynaklanmaktadır.Hatta Hind-Avrupa dili adı yanlışlıkla kullanılmış.Bu bir haksızlıktır Yani Hititler indio-avrupa ırkı değildir.Böylelikle Anadolunun yerli halkının mitolojisine, kültürüne ve uygarlığına sahip çıktılar. Yeni sloganımız” Asya, Asya’lılarındır.” Aslında temelde brakisefaller, dolikosefaller ve mezosefaller kardeşler. Bilinmektedirki Ortadoğu, Suriye, Mezopotamya ve Anadolu insanlığın çıkış merkezi olduğu arkeolojik kazılardan . İnsanlık uzun zaman sürecinde bu adı geçen ırkların birbirleriyle nesillerini devam ettirmek amacıyla evlilik yada değişik yollarla birleşmeleri sonucunda çeşitli ırklar ortaya çıktığı gerçek.Buda bilimde etnik yapılanmaları ortaya çıkarmıştır.

Adem’in cenneti mö.11.bin yıl önce taş devrinde insanlar Türkiye,Suriye,Irak ve İran sınır bölgesinde avcılık yaparak yaşıyorlardı.Daha sonra toprağı işlemeye başladı. En yüksek medeniyet burada oluştu. Kabil burada çiftçiliğe başladı. Bu yer Göbeklitepedir. Ev ve yatak yapmayı, topraktan çömlek yapmayı Türkiye ile Suriye’deki arkeolojik kazılardan anlaşılıyor.

Adem ile Havva’nın Şanlı Urfa’nın Göbeklitepe bölgesinde olabileceğini öne sürüyorlar.İlk tarımda burada yapılmaya başladı. Dahası 68 çeşit buğday türünün ve tüm tahılların kökeni ise Karacadağ eteklerinde yetiştiği ortaya çıktı. M.ö.7500 de ilk defa yerleşik hayata geçen Çumra,Çatalhöyüklüler Dolikosefal halktır.Bu halk ev yapıp, hayvanları evcilleştirmişlerdir. Çatalhöyük arkeolojik kazısını İngiliz arkeologları yapmaktadırlar. Özellikle İngiliz halkıda büyük oranda dolikasefal ve az oranda da mezosefaldir.. Aynı halk ms.13. yy’da ateşli silah olan tüfeği icat etti ve ayrıca 1800’lü yılların sonunda endüstri devrimini başardılar.Özellikle aynı halk ms.19.yy ilk yarısında tren lokomatifi ve ilk televizyonu icad etti. Sonuç olarak Asyalılar,Asya’ya sahip çıkın.

Dip not:

Dolikosefal:uzun kafa

Brakisefal:kısa kafa,yuvarlak kafa

Mesosefal: orta kafa

ÖN ASYA’LI SÜMERLER



Bundan en az 6 bin yıl önce Asya’dan göç ederek, Güney Irak’a, Dicle ile Fırat nehirleri arasına yerleşmişler.El cezire ( Mezepotamya) de izleri günümüze kadar gelmiş bir uygarlık kurmuşlar (1)

Bir başka bakış; Ön Asya Batı Anadolu’dan İran’a, Güneyde Mısır, Doğuda Basra körfezi ile

çevrilmiş. Arabistan yarımadasını içine alan geniş bir sahadır.Sümerlilerin buraya nereden ve ne zaman geldikleri sorusuna henüz cevap verememektedir. (2)

İkinci görüş Landsberger’e göre, muhtemelen Mezepotamya’ya yakınlığı bakımından, Sümer vatanı olarak önerilen Dilmen//Tilmen, bugünkü adıyla Bahreyn (İnci adası) en eski sümer kültür merkezidir. Üçüncü bir öneri Sümer Anayurdunun Pencap ve İndus vadileri olmasıdır. Dördüncü bir öneride ihtimal Kafkasya’dır.Buda henüz teoriden ileriye gidememiş.(Bu görüşü Dr. Neşet Çağatay İlahiyat Fak. Dergi. sy21.de paylaşmıştır.) Aynı yazarın ikinci görüşü Bahreyn adasından çıkıp Mezopotamya’ya gelmişler.(3)

Çek bilgini Hrozny’e göre, Sümerlilerin Anayurdu Orta Asya’dır. İran ve Kafkaslar üzerinden zaman farkıyla iki dalga halinde Mezapotamya’ya göç etmişlerdir.

Sümer ülkesi şehirleri Kuzeyde Nippur (şimdiki Nuffer), Fırat’ın sağında Ur adlı şehir, Hz.İbrahim (a s) ms.1900-2200 yıllarında UR şehrinde dünyaya geldi.Diğer bir Sümer şehride Uruk’tur. Sümer kraliçesi Nana(İnanna’da) buralıdır.

Mezapotamyalı olan Sümerlilerin Fırat nehri sahillerinde 200 km. Uzunluğunda yerleri vardır.Buna karşın, Dicle sahilinde bir tek Sümer şehri yoktur.

DİLLERİ: Sami veya Hind Avrupa kökenli olmayan sümer dili, bugünkü Asya’da geniş bir

alanda konuşulmakta olan bitişken dillerdendir.Bitişken dil grubuna giren Fince ve Macarca’dır. Sümer dil grubuna “kompleksiv” de denir. Urartu’ların dilide bitişken dil olup en yakını ise türkçedir.Sümerce kelimelerden örnekler verecek olursak; D.T.C.F. nin bilim adamlarından Prof. Dr. Necati Lugal(Kral veya Büyük anlamı taşır. Sümerce kelimedir.)

2.örnek Prof.Dr. Ekrem Akurgal(Büyük su ülkesi demek. Ayrıca Sümer kralı Urnanşe’nin oğlunun adı Akurgal) (4) Sümer dili uzmanı kilise rahibi Edward Hincks’e göre;sümerce Mezopotamya’da Samilerden önce yaşamış olan bir millet tarafından icad edildiğini fark etti.Hz.Nuh ve oğulları doğuya doğru gittikleri zaman Şınar (Sümer) diyarında bir ova buldular ve oraya yerleştiler.Sümerliler yaklaşık bundan 5 bin yıl önce yazılı tarihi başlattılar. Prof.Aydın Sayılı Sümerleri şöyle özetliyor.Yazıyı icad etmişler tarihte ilk kez okullar kurmuşlar.Sümer dili okullarda Hz.İsa(as) zamanına kadar okutulmuş.Ernest’e göre Tufan, Sümerliler zamanında olmuş. Sümerlilerin torunu Gılgameş, tufandan nasıl kurtulduğunu anlatır.(5)

SÜMER IRKI ,TÖRESİ,DİNİ VE KÜLTÜRÜ HAKKINDA: Düşmanları,yurtlarını yakıp yıkınca ağıt yakmışlar.Ağıt: Artık karabaşlı halk sümerliler, tören için yıkanıyor, kirliyi beğenmek onların kaderi oldu. Görünüşleri değişti denmektedir.” Yıkanmamış elle yemeğe dokunma” ata sözleridir.

Sümer kabartma heykeliniin profilden görünüşü; Kafa dolikosefal(uzun kafa ,önden arkaya doğru üstü düz ve arkaya doğru meyilli alın),ucu çengelli burun, hilal kaşlar, iri ve badem gözler .Özellikle kafanın arkasında tümsek bulunmakta .Saç , sakal ve bıyıkları traşlı.yani sakalsız halktır. Yeni Sümerli heykellerde ise mezosefal kafa, büyük ve yuvarlak burun, yuvarlak yüz, iri badem şekilli kara göz ve kara kaşlı halktır.(M.İlmiye Çığ’ın;Sümerli Ludingirra adlı yay.halkı kara kaş,kara göz olduğu geçmektedir) geniş alın, hilal şekilli, çatık kaşlar,geniş omuzlu, kalın kol ve bacaklar haliyle iri insan yapısı göze çarpmaktadır.Kafa ve yüzlerinin traşlı olmalarının arkasında vatanları işgal edilmiş olduğundan halkın acı çekmesi bulunmaktadır Kısaca Sümerlilerin elmacık kemikleri öne çıkmamış, Ayrıca kaşları çatık, kalın ve hilal kaşlılar. iri yuvarlak gözlülerdir.Orta Asyalılar ise çok iyi bilinmektedirki ; badem şeklinde çekik gözlü, düz saçlı,brakisefal ,(yuvarlak kafalı, geniş alınlı , yuvarlak bir yüz , elmacık kemikleri öne doğru çıkık, seyrek sakallı bir halktır). Ayrıca Alpi ırktır.Şu gerçek ki Sümerliler ÖnAsyalılar ama kanaatim odurki OrtaAsyalı olsalar bile Türk değiller.(6) Alpi ırk dağlarda yaşıyan brakisefal kafalı halktır.Örnek Alpistan şimdiki Elbistan en zengin alpi ırkın durağıdır.

Mö.2200 li yıllarda sosyal reformlara imza atmışlar.Örneğin evlenmeyle ilgili geçmişte olduğu gibi iki koca almaya kalkan kadınların ve hırsızlık yapanların taşlanacakları bildirildi.

Diğer bir örnek; kızlarda bekaret önemlidir.(İnsandan başka hiç bir dişi yaratıkta bekaret yoktur.)

Sümerlilerde ölüler, Kur(ülke) adlı karanlık,dönüşü olmıyan bir yeraltı dünyasına gidiyorlar.Ölüm sonrası İncil’de cehennem. İslam’da ahiret olarak devam etmektedir. Sümer tapınak okulları, Müslümanlıkta medreselere dönüştü. Camilerin ve minarelerin üstünde ki ay işareti sümer ay tanrısının sembolüdür.(7)Yahudi asıllı Assiryolog Meyer diyor ki: Sümerliler dini,Samilerden öğrenmişler,İlahları yani taptıkları,sümerli değil Samilerdendir. (8)

Sümerler kadınları, Dünyaya benzetmişler.Aynı deyim Tevrattada geçer.Sümerlilerde 7 sayısı çok önemli 7gün geçmek, 7 gün dağ aşmak, 7 ışık, 7 kapı gibi.Sümerliler Tanrılarını sevindirmek için ve istekte bulunmak, hastalıktan kurtulmak için kurban keserler.Kurban sağlam,sakat ve hastalıklı olmaması gerekir.Bugünkü kültürün temelini kuran halk. Çivi yazısını icad etmişler ve buldukları her şeyi yazmışlar.Mimariyi başlatmışlar,kubbe,kemer ve kanallar yapmışlar.Matematike 6.sistemi koymuşlar. Bugün kullandığımız saat, daire,üçgen hesaplamaları sümerlerin 6. sistemiyle yapılıyor.(9) Sonuçta bugünkü Iraklılar Sümerlilerin torunlarıdır. Antropologlar ırk tarifi yaparken, boy uzunluğu, saç rengi, kafatası şekli, saçın kıvırcıklığı veya düz oluşu, göz formu, burun şekli, deri rengi ni dikkate alırlar. Sonuçta tip kavramı kalkıyor, yerini genetik stok kavramı alıyor. Genetisyenler bir tek genden Allah bilir nasıl oluyor, bir çok genlerden geliyormuşcasına büyük irsi farklılıklar doğurabileceğini göstererek değişmezci teorilere ve burada ırkçılığa da son bir darbe indirdiler. Biyolojik olaylar daha derinlemesine alınıyordu. Kültüre olaylara yakınlaştırabiliyordu. Kavramlar artık daha doğrusu ırk kavramı tarif olunmuyor. Yerini genetik miras alıyordu. (10)

İlmiye Çığ ,tarihte sümerlerden ziyade Türkler daha eski görünüyor.Genel kanı OrtaAsya’dan geldikleri yönde.Sümerler sizce kim sorusuna bimediğini ama Asya’dan Anadolu’ya devamlı göç olduğundan kimin ne olduğu belli değil.Şimdiki haritaya göre Irak’ın güneyi ve Bağdat’tır.Soyumuzda sümerlilik olabilir kanaatındayım.Çünkü dil benzerliğimiz bulunuyor.(11)

Kaynakça:

1) M.İlmiye Çığ, Belleten sy.58

2) K.Yalvaç-M.Tosun, Sümer Dili ve Grameri.

3) N.Çağatay,İlahiyat Fak. Dergisi. Sy.21

4) K.Yalvaç-M.Tosun, Belleten c.I

5) Selahi Diker,Anadoluda onbin Yıl. Mart 2000

6) Muzaffer Tunç,Eski Kültür Not Defteri..s.15

7) M.İlmiye Çığ, Belleten sy.58

8) H.Namık Orkun, Ülkü Halkevi Dergisi.c.2,sy.10

9) M.İlmiye Çığ, Vatan Röportaj 16.10.2006 s.15

10) Claude Levi-Strauss çev: Ümit Meriç,1978 Sosyoloji Konferansları,Fiziki Antropolojiye Giriş

11) M.İlmiye Çığ, Vatan Gazetesi Röportaj s.15

15.YY DA ISTANBUL’UN NÜFUSU

Surlarıyla çevrili şehir yaklaşık 13 km2 yi bulmaktadır. Ms.1203 yılında yangın şehrin büyük kısmını yok etmiş.Rumlar başka yerlere göç etmişler.

Ms. 1400 yılında Sarayburnunda bir zeytinlik varmış. Fetihten sonra buraya Fatih’in sarayı yapılınca zeytinlik ortadan kalkmış. Ms.1437 de İstanbul’un nüfusu 40 bin tahmin ediliyor. Bunun yanında ms.1435 de veba hastalığı nüfusu azaltmış. Surların tamiri için1500 yeniçeriyi İstanbul’da bırakmış. Evliya Çelebi der ki: Fatih, Anadolu ve Rumeli’ndeki valiliklere emirname gönderip İstanbul’a insan gönderilmesini emretmiş. Örneğin, Rumlar Fenerkapıya, Selanik’ten ellibin Yahudi cemaati, Tekfur Sarayı ile Şuhud Kapısına (buraya cifit kapısı da derler), Üsküp halkı Üsküplü mahallesine, Yenişehir halkı Yenimahalleye, Aksaray (İçanadolu bölgesinde) halkı Aksaray mahallesine. Akko, Gazza, Ramle halkı Tahtakale’ye; Balat şehrinden gelen çingeneler Balat Mahallesi’ne; Arnavut kabilesi, Arnavut Mahallesi’ne; Safed’den Yahudiler, Hasköy’e; Anadolulu Türkler, Üsüdar’a; Tokat ve Sivas’tan Ermeniler Sulumanastıra; Manisa’lılar Macuncu Mahallesi’ne; Eğirdir ve Emekder’liler Eğrikapı’ya; Bursa’lılar Emirsultan’a; Karamanlılar Büyükkaraman’a; Konya’lılar Küçükkaraman’a; Tireliler Vefa’ya; Çarşamba ovası kabilesi Çarşamba semtine; Kastamonu’lular Kazancı Mahallesi’ne; Trabzon’lu lazlar Beyazıt Camii civarına; Gelibolulular Silahhane’ye; İzmir’liler Büyükgalataya; Avrupalılar Küçükgalataya; Sinop ve Samsun’lular Tophane’ye yerleştirildi.

Nikola Kilisesi vakfiyesinde, Samatya, Kırkçeşme, Altımermer, Kumkapı, Balat, Mollahüsrev bu yerlerdeki evlerin durumu hakkında bir fikir vermektedir. Bunlar ortalama 330 kadar tek katlı evden zikredilir. Bunlara ilave 50 ikâmetgâh (menzil), 170 hücre (tek oda) ve 800 dükkândan bahsedilmektedir.

Kanuni Sultan Süleyman zamanında, kadı muhiddin’in tuttuğu nüfus kayıtlarına göre şehirde Türklere ait 9000 ev, Rumlara ait 3000 ev, Yahudilere ait 1500 ev, Kaffalı Hıristiyanlara ait 267 ev, Karamanlılara ait 750 ev ve Çingelere ait 31 ev vardı. Bunlara 3667 dükkan ilave etmeliyiz. Bir evde oturan kişi sayısını ortalama dört ya da beş olarak kabul edersek nüfus sayısı olarak 60 ile 70 bin arası kişi iskân etmiş olur.

Sinan Paşa’nın evinde özel doktorluk yapmış olan Magister’in evinde kayıt defteri görülmüş, deftere evlerin sayısı banliyöler içinde ayrıca 10000 ev zikredilmiştir. Bu sonuçlara göre 550000 nüfus elde etmiş oluruz (banliyö: boğaz boyundaki yerleşmeler). Bu sayının içinde Eyüp, Galata, Beyoğlu dahil olunca yukardaki sayı akla yatmaktadır.

18.yüzyılın sonlarında 88200 ev tespit edilmiş 1935 yılında İstanbul’da 51450 ev tespit edilmiş, yalnız şu gerçek ki 1911 ve 1912 yıllarındaki büyük yangınlardan sonra bu bölgedeki imar alanları boş kalmıştır. 1940’da İstanbul’da 273000 nüfus sayılmıştır.

Kaynak: Belleten Cilt:16 Sayfa:61

3 Ağustos 2007 Cuma

DİVANÜ LUGAT-İT TÜRK

Divanü miladi 1072 yılında Kaşgarlı Mahmut yazmıştır. Bağdat Halifesi Al-Muktedi Billah’ a takdim edilmiştir.

Karı:Yaşlı,ihtiyar; yaşlı olan her hangi bir şey.

Yılkı: Başı boş salınmış hayvan sürüsü

Aba:baba “Tibet dilinde” –aba:Ayı. Aba: ana(oğuzca)

Alçak:yumuşak huylu,ince kişi,uslu.

Almıla:elma (oğuzca elma)

Alp:yiğit,kahraman,bahadır.

Argun:sıçan cinsinden,yarım arşın uzunluğunda hayvan.

Arık:ırmak,kaş,kanal. –Arık:zayıf,cılız(oğuzca,kıpçakça)

Artın:yükletmek.

Artuk:fazla,ziyade.

Uluğ:yaz ortası.

Baku:tepe,yokuş.

Bal:arı yağı.(oğuz ve kıpçak türkçesinde)

Bala: yardımcı,çırak.

Baldır:üvey

Baldız:karının kendinden küçük kız kardeşi

Barak:çok tüylü köpek

Bedük:büyük

Berk :sağlam, muhafaza edilmiş

Bilge: hakim,akıllı,bilgin,alim..

Bitik:kitap,mektup,yazı.

Bor:şarap

Borık:huy,gidiş.

Böri:kurt

Börk:başlık.

Bukagu:kelepçe.

Çabuk: Türk gölünde bulunan ufak balık.

Çaflı:şahin.

Çağrı:doğan kuşu,çakır kuşu.

Çanak:kapkacak(oğuzca)

Çapıt:saldırmak.

Çarun:çınar ağacı.

Çatpa:köy muhtarının imeceye gitmeyenden aldığı tutu(çiğilce)

Çekik:küçük çocuğun pipisi.

Çekük:çekiç(oğuzca)

Çiğ:bir türk arşını,bez ölçülür.

Çiğil: ip düğümlemek.

Çit:nakışlı çin ipeklisi.

Çocuk: domuz yavrusu,her şeyin küçüğü(çağatayca)

Çomak:asa

Çor:avret yeri bitişik olan kadın; sarılgan bitki.(oğuzca)

Çömçe:kepçe.

Dava: ılgın ağacı meyvası.

Dede: baba(oğuzca)

Eke:büyük kız kardeş.

Er:erkek, adam.

Ersek:ortaya düşmüş azgın kadın.

Esin: rüzgar, esinti”ayrıca kadın adı.

Eş: arkadaş,eş.

Inanç: güvenilen.

Ir:utanma bildiren söz. Bakınız: ır,ırra,ıra.

Irgat:sallamak.

Kadaş:akraba,hısım,karedeş.

Kamçı: at,deve ve sığırın erkeklik aygıtı.

Kam:kam,şamaan,kahin.

Keçe:keçe(oğuzca)-ayrıca kavun karpuz taşınan sele,sepet.

Kem:hastalık.

Kımız:ekşi.

Kırkıl:kırkılmak.

Kapaklığ:kız oğlan kız.

Kiçik:küçük.

Koduş:birbirine güvenmek.

Kom:deve havudu.”deve çuluna saman doldurulur sonra devenin üzerine konur buna deve komi denir.”

Konuk:misafir(uygurca)

Kova: kova(oğuzca)

Kön: at derisi.

Kuram:mertebe.aşama.

Kutan:kutlu olmak.

Kutat: kutlu olmak.

Kültür: güldürmek. –at bağlayıp köstekleyip yere yatırmak.

Laçin:şahin,yiğit adam.

Liş:salya,balgam(çiğilce)

Maraz: karanlık ngece.

Oba:oba(oğuzca)

Obuz: katı olan, basık düz yer.

Körpe:yazın doğan çocuk.

Onğ: sağ(çiğilce)

Oy: oymak.

Oynaş:başka biriyle sevişen kadın.

Öge:çok akıllı, yaşlı kimse.

Öküz:ırmak, dere.

Ören: her şeyin kötüsü.(oğuzca)

Örgüç: saç örgüsü.

Kızıl: Kaşgarda bir kışlak.

Pamuk:Oğuzca.kelime

Perçem:belge(oğuzca)

Porsuk: (oğuzca kelime)

Pürçek: insan kekili

Sagrı: deri.

Saman: çiğilce kelime.

Sökmen:yiğitlere verilen ungun.

Tengri: gök, sema.-Tengri: büyük bir dağ.

Toklı: altı aylık kuzu.

Tokınç: çörek.

Tokul: döğülmek(oğuzca)

Tokuş:savaş.

Tonğuz: domuz.

Tosun: haşarı – atlar için; tosun tay.

Tuğ: Hakan için çalınan davul veya kös.

Tünek: hapishane

Tüngür: dünür.

Tüzün: yumuşak huylu.

Uluğ:büyük, yüce.

Uluş: köy(çiğilce)

Uz: usta.

Yağı: düşman

Yağ: yağ (oğuzca)

Yalavaç: elçi, Peygamber.

Yalın : alev

Yman : kötü.

Yanut: karşılık, cevap.

Yaraş: uyuşmak.

Yarman: tırmanmak.

Yavuz: kötü, fena

Yazok et: pastırma.

Yel: cin

Yılgın: Ilgın, ılgın ağacı.

Türk: gençlik çağının ortasında olan genç.

Yöre: çevre(oğuzca)

Yog basan: cenaze gömüldükten sonra verilen yemek.

Yumuş.: hizmet, vazife

Yund: at , at sürüsü

Yurt: delik, yurt, ören.

Yükünç: namaz, ibadet (kıpçakça) baş eğme.

Zap zap: çabuk yürümede çıkan ses

ÖZEL ADLAR

Afrasyab: Türklerin adları, Tonga Alper, dedikleri ulusal kahraman ve büyük hakan Farsça adı.

Alp Tegin: “yiğit köle” anlamıma köle adı.

Argu: bir köy adı.

As: cariyelere verilen adlardan.

Ayas: kölelere verlen adlardan.

Azak: Oğuz beylerinden bir büyüyün adı.

Badruk: erkek adı.

Can: bir uygur şehrinin adı.

Bilge Beg: erkek adı.

Büke: aynı begin başka bir adı.

Bulgar: Türklerden bir bölük..

Çarık(çaruk): Türklerden Barçuk şehrinde oturan bir boyun adı.

Çiğil(çiyil): Türklerden bir boy.

Çomak: müslümanlara verilen verilen ad.

Inal: anası hatun,babası ortalık adamlarından bulunan bütün gençlere verilen ad. Bakınız: İnal.

Karakuş: mizan yıldızı.

Ürünğ: kaş öküz(xotan şehrinde iki derenin adı).

Kutan: erkek adı.

Merv: Turan’da bir şehir adı.

Otamış: erkek adı.

Rum: 1-Iysu’un oğlunun adı 2-Tanınmış ülke adı.

Ata:hekim.

Selçük. Selçuklu devletini kuranların dedelerinin adı.

Siyavuş: Afrasyab kızı Kaz’ın kocasının adı.

Süli: köle adı.

Şaş: Taşkent şehrinin adı.

Takas: bir şehir adı.

Tangut: Çin’e yakın oturan Türklerden bir bölük.

Taptu: erkek adı.

Tarım: Uygur sınırında, bir yer adı.

Terken: Taşkent şehrin adı.

Turumtay: yırtıcı kuş adıdır ki, erkeklere ad verilir.

Türk: Nuh peygamberin oğlu Yafes’in oğlu.

Uğrak: bir türk boyu. (örnek: Dığrak küçük boy adı)

Yağma: bir türk boyu.

Yemek türklerden bir bölük.

Sonuç Konya ve çevresinde yaşayan hemşehrilerime armağanımdır.

30 Temmuz 2007 Pazartesi

BEYAZ IRKLARIN VE MEDENİYETİN İLK TARİHİ

Şimdilik bu anlatılanlarla ilgili bir sırlar karşısındayız.Mesela yontulmuş taş çağı ile cilalanmış taş çağı medeniyetleri arasında bile çok fark var.
Paleolitik eski taş insanları mağaralarda yaşıyan, göçebe ve avcılıkla, balık tutmakla geçinmekte olduklarını bilginler yazmaktadırlar.
Neolitik taş devrinin insanları günümüzden asgari 8000 yıl öncesinde yerleşik hayata geçmiş üreten insanlardır.Mesela köpeği evcilleştirmiş, öküzü,domuzu,keçi ve koyun gibi bir takım hayvanlardan faydalanıyor.Aynı zamanda evcilleştirmiş.Türkiye örneği: Konya, İçeriçumra Beldesi sınırlarında Çatal höyüktür.Hiç merak ettinizmi Çatalhöyük halkı hangi lisan konuşuyordu.
Bitkilerden çeşitli buğday, arpa, darı olmak üzere hububat ekip biçerlerdi. Ekmek yapmasını bilirlerdi. O devirde Avrupa’nın bir kısmıda göllerde kazık üstüne kurulmuş köyler inşa etmişlerdi. Ev yapma bilgisi binlerce ağacın kesilip işlenmesini icabettiren muazzam bir işti.Böylece bir araya gelerek ilk siteyi kurarak, ilk kanunları,ilk sosyal ahlakı ortaya koymuşlardı.O devirde Avrupa halkının, yontulmuş taş çağından önce bulunmuş kimseler, aynı yerlerde icat ettikleri maddi değişiklikleri sadece uzamış olduğunu kabul etmek lazımdır.Böyle bir hayal mümkün değildir.Çünkü hiç bir yerde layıkıyle izlerini elde edememekteyiz.
Şu halde bu yeni medeniyetin kaynağının Avrupa’da olmadığını kabul etmek zorunludur. Bu kesinlikle hububatın vatanı olabilecek yerlerin nereler olabileceği hakkında uzun müddet tam bir bilgisizlik içinde kalınmıştır.Tarihi oldukça eski, ms.19.yy ın başlangıcından kalma bazı tesbitler Mezopotamya bölgesini hububatın ilk yetiştiği yerlerden biri olarak göstermeye uygun buluyordu.Fakat bu tesbitlerin bir çoğu pek ender ve şüpheli idi. Ancak ms.1909 dan itibaren bu sahadaki bilgi oturmaya başladı.Yüzyılımıza ait ilk mühim keşifleri Aaronsohn isminde bir yahudi bitki(botanik)bilginine borçluyuz.
Bu keşiflerde adı geçen hububatlara Filistin’in çeşitli yerlerinde rastlanılmıştır.Bu memleketin kuzeyinden güneyine kadar Allah tarafından yerden kendiliğinden biten yani yetişen pek çok buğday, arpa ve yulafa tesadüf edildiğini araştımalarla öğrenmiş bulunmaktayız.
Burada belirtmeye değer bir noktada şudurki:Allah tarafındandır ki yüzeye yakın yerlerden değil hububatlar Suriye’ye bakan yüzeye yakın yerlerden toplanmıştır.Aaronsohn’un keşiflerinin pek büyük bir ehemmiyeti vardır. Bu keşifleri, hububatın yani bitki tohumunun anavatanını doğuya doğru, daha uzağa ta Afganistan’a kadar götüren Rus bitki bigini Vavilof’un araştırmaları bu bölgeyide içine aldığından
şimdi bu konuda bir parça bilgimiz var demektir.
Tohumlu bitkilerin kaynağı anavatanı Afganistan’dan Marmara’ya kadar uzanan coğrafi bölge içinde aramamız gerekmektedir.Evcil hayvanlarında aşağı yukarı aynı yerden, fakat daha kuzeye doğru uzanan Aral-Hazar bölgesinden gelmiş olması çok yüksektir.Böylece davanın iki sağlam yanı halledilmiş gibi görünmektedir. Bunun bir üçüncüsü kalıyor.İsviçre’nin eski göl meskenlerinde tesadüf edilmiş olan insan iskeletleri incelenince bu bölgenin en eskisi olan yerleşik devre yani mö.7000li yılları karşımıza çıkaran insan kafa tasının brakisefal(yuvarlak) tipli olduğu sabittir.Burada çok önemli şu gerçeği hatırlayalımki eski taş devrine ait çeşitli ırk (dol likosefal)lar yani uzun kelek kafalılardır.”Bu yapıya sahip dolikokafalardan ciddi yönetici çıkabilir, yani uzun soluklu olurlar.Örnekleri Batı ülkelerinde görebiliriz.İngiliz Başbakanı gibi.”
O halde Avrupa topraklarının yeni sakinleri olan bu brakisefaller nereden gelmişlerdir.?Şu yönüde hatırlayalımki brakisefal tiplerin Avrupa topraklarında ilk meydane çıktığı yer Bavyera’da (Ofnet) de ve aynı zamanda mezolitik(insanın besini toplama dönemi) çağa ait bir istasyondur. (Ofnet )de ki bu brakısefaller doğudan gelmiş askerler gibi telakki edebiliriz.
Bu suretle, ortaya konan davanın üçüncü asıl noktasınında meydane çıktığı görülmektedir.
Özetle, hububat yani tohumlu bitkiler,evcil hayvanlar ve bunlar beraberinde getiren insanlar Batı Asya’dan gelmişlerdir.
Bu itibarla Anadolu hem bir Anavatan, hemde Avrupa’ya gelip yerleşmek için üzerinden geçilmiş bir yol olarak görülmektedir.Kıtamızda yani Avrupa’da pek çok sayıda temsil edilmekte bulunan iki ırk (Dinarik ve Alp ırklarıdır.)
Dinarik ırk İskoçya’nın kuzeyinde, Norveç’in güney-doğusunda yaşamaktadır. Alp ırkıyla karışmışlar, uzun boylu ve ender olarakta brakikafalı, düz veya karga burunludurlar.
Irkı olarak aslı itibariyle Türk halkının önemli bir kısmıyla aynı soydan geldiklerini iddia edebilirler.Bu Türk halkı ırkının(brakikafalar) çok sayıda bulunduğu ülkelerden biride Orta Asya’nın bir yerinde bulunacaktır..

Bu geniş bölgede arkeolojik kazı ile antropolojik araştırmaları çoğaltabildiğimiz zaman kesin likle yaşadıkları bölgeleri şüphesiz öğrenmiş olacağız.


Kaynak:Ülkü Halkevi Dergisi yıl.1938,sf.371